My photo
Well-mannered attitude and social minded outlook :))I normally be reluctant to make a stand with an outlandish idea or draw attention with an unusual outfit or hair style. 21 yesterday,21 today,21 tomorrow :)) If I am in danger of lives' weight and self- image issues .I respond these negative urges in a completely different way crushing them:))

Sunday, February 11, 2007

Pazar sayfası volume 5647 :)




Siyasetçilerin son dönemde kullandığı üslup değme kabadayılara taş çıkaracak nitelikte. İşte Erdoğan ve Baykal'ın seçme argo konuşmaları..
Üsluptaki bozulma Erdoğan'ın başbakanlığının ilk günlerinde başladı. Erdoğan, "Bekâra karı boşamak kolay" gibi ifadelerle başladığı muhalefetle kavgasında "Ananı da al git ulan"la zirve yaptı, Baykal aşağı kalmadı.
Küfürlü siyasetin zirve yaptığı 59. hükümet döneminde tarihe düşen bazı polemikler:
Maliye Bakanı Kemal Unakıtan hakkındaki gensoru önergesi TBMM'de görüşülürken..
Erdoğan: Yattınız kalktınız, bakanıma belden aşağı vurmaktan başka bir iş yapmadınız. Oğlundan başladınız, eşinden çıktınız. Bir edep var, adap var ya!.. Müddei, iddiasını ispatla mükelleftir. İddiasını ispatlayamayan... Oraya üç tane nokta koyuyorum...
Baykal: Üç nokta yakasına bir rozet gibi yapıştı. Ben üç nokta için yakasını uygun gördüm. Ama o uygun görüyorsa, oradan alıp başka bir yerine koysun.
Erdoğan, bütçe görüşmelerinde konuşurken, elini sallayan Baykal ve CHP'lilerle diyaloğa girdi: Erdoğan: El kol hareketi yapma.. Bir genel başkan el kol hareketiyle konuşmaz, diliyle konuşur. Bunu bil. (..) Ben bütçeyi konuşuyorum ama, biraz sonra o dille de konuşabiliriz! Sayın Baykal diyor ki; 'sanayi çöktü, özel sektör çöktü'.
Baykal: Bunlar benim sözlerim değil. Sen tercüme ediyorsun. Sana tercüme hakkını ben vermedim. Sen uyduruyorsun..
Erdoğan: Canım gülüm benim, biraz sabırlı ol, onu da söyleyeceğim. Bak, Mustafa Bey (Özyürek), çok ileri gittin; sana şimdi bir şey söyleyeceğim. 'Zaten bu millet mazoşisttir. Ne kadar eziyet yaparsanız, o kadar 'diyorsun. Bu ne be! Bu millete mazoşist diyecek kadar seviye kaybına uğramıştır; özür dileyeceksin bu milletten, özür!.. Terbiyesiz!..
Cumhurbaşkanı Sezer'in MHP' nin yeni yönetimini kabulünden sonra basına nisanda erken genel seçim istediği yansıdı, muhalefet de bunu destekledi:
Erdoğan: Birileri böyle taleplerde bulunuyormuş. Aç tavuk kendini buğday ambarında sanır. Hayatında iki koyun gütmemiş olanlar diyorlar ki erken seçim. Size ne yahu?
Sezer: Kime söylediniz?
Erdoğan: Muhalefete...
'İki koyun tartışması'na Baykal da karışınca şu atışma yaşandı:
Baykal: Bu hâlâ başbakan olamamış. Lise münazara ekibinde hatip zannediyor kendisini. Kaba, küstahca bir üslup. Cumhurbaşkanı'na, ana muhalefete yönelik yakışıksız bir üslup.
Erdoğan: Görüyorum ki, sizler de Türkiye Cumhuriyeti Başbakanına 'adam ol, adam', 'küstah' derken ayna karşısındaydınız herhâlde.. Benim kullandığım ifadeler, deyim olarak, atasözü olarak lügatlerimize geçmiş olan ifadelerdir. Oraya geçmiş ifadelerdir... TBMM Başkanı Bülent Arınç da, zaman zaman 'düzeyli' tartışmalara katkıda bulunmayı ihmal etmedi. Arınç, Nisan 2004'te düzenlediği basın toplantısında 23 Nisan resepsiyonu davetiyesine eşinin adını neden yazmadığını soran bir gazeteciye "Şeyini şey ettiğimin şeyi! Niye tekrar soruyorsun canım kardeşim" diye çıkıştı.
TBMM'de Enerji Bakanlığı bütçesi görüşülürken, Bakan Hilmi Güler'in açtığı seviyeli diyalog da tutanaklara şöyle yansıdı:
Hilmi Güler: Doğalgaz anlaşmalarıyla ilgili bilgi notunu kitapçık halinde yarın hepinizin kutularına koyacağız. CHP: Ne kutusu?
Hilmi Güler: İsterseniz elinize verelim; arzu ederseniz elinize veririm. (..) Her yıl 4 milyar dolar denize gidiyor beyler, bu sidik yarışından dolayı, affedersiniz...
ANAP: Bugün ağzınız çok bozuk sayın bakan; kutuya koydun, ele verdin!..
Hilmi Güler: Peki, şöyle diyelim, idrar yarışı diyelim...
Son kavga ise Erdoğan'ın kurban bayramında bilbordlara astırdığı 'Kurban olam ayına yıldızına' yazılı ilanlar nedeniyle koptu.
Erdoğan: Bizim bayrakla ilgili yaklaşımımıza gölge düşürmek isteyen zavallılar, şuursuzlar, nasipsizler var. Derinliği olmayanlara cevap vermem.
Bahçeli: Bugüne kadar siyasi literatüre kazandırdığı yakışıksız ve argo sözlerle üslup kirliliği konusunda zirveye ulaşan başbakanın siyasi hayatımızda nezaket ve zarafeti temsil etmediği bir gerçektir. Seviye ve irtifa kaybediyor. Bizim kendisine tavsiyemiz, altından kalkamayacağı hezeyanlarda bulunarak haddini aşmamasıdır.
Baykal: Başbakanın Türk bayrakları önünde, 'kurban olam ayına yıldızına', diye afişleri çok ilgi çekti. Niye? Ağzına yakıştıramadılar. Bayram değil, seyran değil eniştem beni niye öptü? Erdoğan: Bayram günlerini de şaşırmış. Sayın Baykal belki haberiniz olmayabilir, ama onlar bayram afişi. Okuma yazma bilenler zaten altında kurban bayramını, yeni yılı kutladığımızı görüyor.
Baykal: Bu afişler bir coğrafyada var, bir başka coğrafyada yok.
Erdoğan: Sizi fena halde yanıltmışlar. Lütfen bir daha öküz altında buzağı aramadan önce iyice araştırır öyle konuşursun.
Erdoğan'ın öfkesinden siyaset dışı isimler de nasibini aldı:
YÖK Başkanı Teziç'e: (Kafasını göstererek) Burası basmıyor. Hayatta iki koyun gütmediği ve hayatı yaşamadığı için kavrayamıyor.
Erzurumlu çiftçiye: Yahu bu millet, yatıp kalkıp size mi çalışacak?
Mersinli çiftçiye: Lan. Ananı al da git buradan.
Kaynak: Radikal
XOXOXOX
"Cebinizde veya cüzdanınızda, 50 ve 100 YTL’lik banknot var mı? Varsa çıkarıp masanın üzerine koyun." Ama büyük iki hatayı görmeden önce bu yazıyı okuyun.
Şükrü Kızılot/Hürriyet
Türk parasının üzerine kim ’SERTÜRK’ imzasını atıyor BİR okurumuz soruyor; "Cebinizde veya cüzdanınızda, 50 ve 100 YTL’lik banknot var mı? Varsa çıkarıp masanın üzerine koyun. Başkan’ın imzalarına dikkatle bakın. İki imza, birbirine benzemiyor. İkisinden biri sanki Başkan’a ait değil!.."
BİR YANLIŞLIK OLMASIN? Paraları bulup, dikkatle baktım. Evet... İki imza birbirine benzemiyor. İki imza birbirine benzemeyebilir. Ancak, burada olay sanki biraz daha farklı gibi... Dayanamayıp, çevremdekilere sordum; - 50 ve 100 YTL’lik banknotunuz var mı? Çoğunda yoktu. Neyse... Arayıp buldular. - Bir bakar mısınız, her iki paradaki Merkez Bankası Başkanı’nın imzası aynı mı? Baktılar... Bir daha baktılar; - Aaaa... Bu iki imza çok farklı... Kime sorsam, aynı yanıtı aldım. Sonunda bir de konunun uzmanlarına sordum. Onların da yanıtı aynı idi... Uzmanlar; "Tüm harflerin yapılış tarzları, harflerin birbirine bağlanış biçimleri, sedil işaretinin konuluşu ve imzaya olan konumu ve açısal durum yönüyle, imzaların kaligrafik ve karakteristik unsurlar bakımından, birbirine uyum göstermediği" görüşündeydiler. Evet... 50 ve 100 YTL’deki Merkez Bankası Başkanı imzaları, farklı kişiler tarafından atılmış gibi gözüküyordu. Kıyaslamayı 5, 10, 20 YTL’lik banknotlarla da yapabilirsiniz. "Peki, şimdi ne olacak?" diye sorduğunuzu da duyar gibiyim. Durun bakayım, hele olay iyice bir netleşsin... ATATÜRK’ÜN DUDAĞINDAKİ İMZA Aynı paralara dikkatle bakın. Atatürk’ün alt dudağının sağ tarafında da başka bir imza ya da yazı var mı? Haklısınız, çıplak gözle farkedilmiyor. Bir mikroskop bulun ve 1, 5, 10 ve 20 YTL’lik banknotlara dikkatle bakın "SERTÜRK" yazıyor. Bu da ilginç. Paramıza, Merkez Bankası Başkanı ile birlikte Yardımcılarından biri imza atabiliyor. Mikroskopla bakınca, bir de Merkez Bankası’ndaki üçüncü kişinin gizli imzasını farkediyoruz. Bugün pazar, siz de arkadaşlarınızı arayıp sorun; - 50 ve 100 YTL’lik banknotunuz var mı? Devamını biliyorsunuz...
XOXOXOXO
İNTERNET
Bilgisayar ve diğer elektronik eşyalarında problem yaşayanlara yardım amacıyla kurulan bir danışmanlık servisi bugüne kadar aldığı en komik ‘acil sorun’ telefon konuşmalarını yayınladı. Bu diyaloglara çok güleceksiniz…. Kurulduğu günden bugüne yaklaşık 150 bin çağrıya cevap veren BT şirketi bilgisayar danışmanlığı departmanı chat yaptığı erkeğin telefonunu öğrenmek isteyen kadınlardan bilgisayarını kutusundan çıkarmadan internet bağlantısı kurmak isteyenlere kadar her türlü ‘gülünç’ isteği internet sitesinde yayınladı. İşte ‘o’ diyaloglar:
Müşteri
Bilgisayarımda sürekli pornografik açılır pencereler (pop-up) çıkıyor. Karımın bunları benim açtığımı düşünmesini istemiyorum. Ne yapabilirim?
Danışman
Ben onları sizin için silerim.
Müşteri
Peki karım burada değilken onları tekrar nasıl geri alabilirim?
Danışman
Devam etmek için herhangi bir tuşa basın
Müşteri
Klavyede üzerinde ‘herhangi’ yazan bir tuş yok ki!
Müşteri
Mouse pad’imin kablosu yok!
Danışman
Anlayamadım! Mouse pad’lerin zaten kablosu yoktur!
Müşteri
Peki o zaman Mouse pad’im mouse’ımın nerede olduğunu nereden biliyor?
Müşteri
Internette chat yaparken bir adamla tanıştım. O adamın telefonu sizde var mı?
Danışman
Makinenizde casus yazılım (spyware) var. Sorunu yaratan da bu.
Müşteri
Casus yazılım mı? Beni soyunurken monitörden görebiliyorlar mı yani?
Danışman
Lütfen ‘bilgisayarım’a tıklar mısınız?
Müşteri
Bende sizin bilgisayarınız yok. Sadece benim ‘bilgisayarım’ var!
Müşteri
İşimi kaybettim
Danışman
Bakalım kaybettiğiniz belgeleri bulabilecek miyiz?
Müşteri
Anlamıyorsunuz. Ben işimi kaybettim ve yeni bir iş aramak için internete girmek istiyorum!
Müşteri
Internete giremiyorum!
Danışman
Ne tip modem kullanıyorsunuz? Bağlantınız kurulu değil mi?
Müşteri
Hayır daha modemle bilgisayarı kutularından çıkartmadım.
Müşteri
iPod’um sadece bir parça çalıyor
Danışman
Başka kaç parça indirdiniz?
Müşteri
Şarkı mı indirmem gerekiyor?
Müşteri
Dijital fotoğraf makinemin çektiği bütün fotoğraflar karanlık!
Danışman
Flaşını açmayı denediniz mi?
Müşteri
Avustralya’daki ailem BT softphone diye bir alet kullanıyor. Ben onları görebiliyorum ama onlar beni göremiyor.
Danışman
Peki sizin webcam’iniz ne marka?
Müşteri
Webcam nedir ki?
XOXOXOXO
HAFTANIN İNCİSİ
Ebru Gündeşin şarkısını dinlerken anıra anıra ağladım ve her şey geride kaldı.Tüm yaşadıklarım sakladıklarım bu andan onra geride kaldı.Hülya Avşar.Ebru Gündeş arkadaşı ve bugünlerde yeni albümü çıktı.Yoksa Hülya Avşarınbir parça dinleyip her şeyi geride bırakması zor.Mevlit olsa belki.
XOXOXO
HAFTANIN SORULARI
*Devlete ne vergi vermiş ki reklamlarda oynatıyorlar.Vergi vermeyi özendirme işi psikopatlara mı kaldı? Mehmet Ali Erbil.Şovmen.Maliyenin vergi ödemeyi özendirmek amacıyla hazırlatacağı reklam filmlerinde Gaffur tiplemesiyle ünlenen Peker Açıkalına rol verileceği haberleri üzerine Erbil böylesi, bir soru sormuş.Umarız ki Maliye ,başkalarının donunu aşağı indirmeyi eğlence sananları da düşünmüyordur.
*Kıbrıstaki Türk askerinden bir tabur çekip jest yapsanız ne olur?Fabian Hamilton.İngiliz milletvekili.Sorunun muhatabı TBMM dış ilişkiler Komisyonu üyesi Mehmet Dülgerde demişki :Biz jesti Annan Planında yaptık ama siz AB ye alarak Rumları ödüllendirdiniz.
*Öyle kedi kız olurmu?Nükhet Duru.Nükhet Durunu beğenmediği Kedi kız Hande Yener.Sahneye kedi Kız kıyafetiyle çıkmış.Nükhet Duruda gözü ve ruhu okşayacak güzellik sunamıyor diye eleştiriyor.Nedeni son cümlede saklı :O kostümü asıl ben giymeliydim.
*Dünya Bankası Başkanının çoraplarını gördünüz mü?Eğer Başkanı delinmiş çoraplarla dolaşıyorsa Dünya bankasının hali ne olacak?Hugo Chavez.Venezuela Devlet Başkanı.
*Yeni çoraplar için 3 dolar harcamayan birinden nasıl yardım alırsınız Washington Post gzeteside Dünya bankası Başkanı Paul Wolfowitzin Sultan Ahmet Camiindeki delik çoraplarını böyle tiye almış.YANIT VERİYORUZ :ALIRIZ .ZİRA BU ÜLKEDE ÇORAPSIZ VE ÇORABINDA DELİK OLAN YOK.BURASI TÜRKİYE YOK ÖYLE!!!!
XOXOXOXO
HAFTANIN GAFLARI
*Kadınlar çocuk yapma makinesidir.Hakuo Yanagisava.Japonya sağlık Bakanı.Özür dilediğini söylememe gerek yok sanırım.Yoksa evdeki makine icabına bakardı.
*Milli takımda fazla siyahi oyuncu var.Georges Freche.Fransa sosyalist parti kurucusu.Freche ,seçim öncesinde yaptığı bu ırkçı açıklam için partisinden atıldı.Asıl merakımız Fransayı o siyahi futbolcular Dünya şampiyonu yaptığında sevinmişmiydi?
*Banka ve kredi kartları teröristtir.Bunlar PKK dan beterdir.Ferhan Şensoy.Ünlü sanatçı Diyarbakır turnesinde böyle söyleyince bütün salon boşalmış.Bunun üzerine Şensoy ,ikinci perde öncesi Ne Türklüğe ne de Kürtlüğe karşıyım minvalinde bir konuşma yapmış.Ardından da bu kez Fethullah Güleni sevenler salonu terk etmiş.Şimdi İstanbula döndüğünde ise Kürtlere taviz verdi diyenler yolunu gözlüyor.Yani Şensoyun işi zor.
*İstanbul,Osmanlı döneminde hilafetin merkeziydi.Ancak Atatürk döneminde İslamiyet karşıtı bir merkeze dönüştü.Şimdiyse yeniden maneviyata dönülüyor.Mintimer Şaimyev.Tataristan Özerk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı.Bu bir görüş.Gaf olmasının nedeni konuşmanın İstanbulda yapılmış olması.Tabii bütün gaflarda olduğu gibi Tatar Cumhurbaşkanıda mahkemede şaştı ve tercümenin azizliğine uğradığını söyledi.Oysa konuşmasına başlarken İslami kurallara göre yaşadıklarını ,kökene döndüklerini ve ilk müslümanların arayışına döndüklerini söylemişti.
XOXOXOXO
HAFTANIN KAYBEDENİ
TÜRKİYE
İsmail Cem için hemen herkes iki önemli özelliğini öne çıkardı.Siyasete getirdiği zarif uslubu ve uzlaşmacı kişiliği.İsmail Cem aynı zamanda üreten bir aydın ,Türkiyeye AB sürecinde çok önemli mesafeler aldıran bir devlet adamı ,Türk ve Yunan halkları arasındaki barışın mimarlarından biriydi.İyi bilirdik.Helal olsun.
XOXOXOX
HAFTANIN AYIBI
Vahşice öldürme olayı maktulenin olay sırasında aşırı tepki vermesi ,beğenmezlik hatta hakarete varacak şekilde dile getirmesinden kaynaklanabilmiştir.Erzincan Ağır Ceza Mahkemesi.A.Ş eşi N.Ş yi 35 yerinden bıçaklayarak öldürmüş gerekçe olarak da eşinin bütçelerini aşan isteklerini göstermiş.Elbise aldığı için öldürülen N.Ş cinayeti nedeniyle mahkeme önce ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası vermiş ,sonrada cezayı yukarıdaki nedenle 20 yıla indirmiş.Türkçesi kocasını o kadar kızdırmasaymış mealinde bir indirim var.Katillere tüyo...
XOXOXOXO
HAFTANIN KAZANANI
UĞUR ASLAN
Reyting rekorları kıran Karagümrük yanıyor dizi filminde oynayan Deniz Feneri Derneğinin ekran yüzü Uğur Aslan film icabı eline silahı alıp mafyayala mücadele etmesi gereken yeni bölümde şiddeti özendirmemek için silah ve şiddet temalı bölümü oynamak istemediğini söylemiş ve stüdyoyu terk etmiş.Ölümden kandan ve nefrettten para kazananlara duyrulur.Uğur Aslana iş vermeyin.O parayı değil halkı seçti!!!!!
XOXOXOX
ÇORABI YOK GİYMEYE .......
Dünya Bankası Başkanı Paul Wolfowitz ,ki kendisi Irak işgalinin planlayıcılarından biridir,Türkiyeyi ziyaret etti.Öyle böyle derken ,sıra Sultan Ahmet camiini ziyaretine geldi.Camiiye girerken ayakkabılarını çıkarınca ,iki çorabının baş parmağının delik olduğu görüldü.Çok yorum yapıldı ama şifreyi kim çözdü ? :)
*Benden para istemeyin ,çorap alacak paramız yok mesajını verdi.
*Çoraba adını yazdıranlara (Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik)nazire yaptı.
*Gittiği ülkenin geleneklerini ,dini kurallarını araştıran -bilen doğru dürüst bir danışmanı olmadığını ,kendisini uyarmadığını fark etti.
*Ne kadar alçak gönüllü olduğunu ,dünya malına değer vermediğini anlattı.
*Amerikada trend olan bir şey ,ülkemizde henüz moda olmadığı için kimse bir şey anlamadı.
*Dost başa düşmen ayağa bakar sözünden yola çıkarak Türk basınını test etti
XOXOXOXOX
Coming up Sevgililer Günü yazım do not miss. Haydin baş baş..