My photo
Well-mannered attitude and social minded outlook :))I normally be reluctant to make a stand with an outlandish idea or draw attention with an unusual outfit or hair style. 21 yesterday,21 today,21 tomorrow :)) If I am in danger of lives' weight and self- image issues .I respond these negative urges in a completely different way crushing them:))

Wednesday, June 27, 2007

Sunday, June 24, 2007

Sirke farkı:)

SİRKENİN SAĞLIĞA FAYDALARI
* Hazmı kolaylaştırır
*Mide hararetini giderir.
*Safrayı keser,safra rahatsızlıklarını giderir,safra akıntılarını düzenler.
*Diş etlerini ve diplerini düzeltir,mikroplardan arındırır.
*Sirke bal ile hazırlanan preparatlar kolestrolü düşürür.
*Nezle ve soğuk algınlığına sirkeli sıcak su ile buğu yapılabilir.
*Ateşi düşürür.
*Hemoroid için sirke katkılı sıcak su banyoları önerilir.
*Ergenlik sivilceleri için elma sirkesi eklenmiş ılık su tavsiye edilir.
*Kalp kasları dahil tüm kas yapısı güçlenir.
*Egzema ve yaralara sürülürse kısa sürede iyileşme sağlanır.
*Sirke ile sinameki kaynatılırsa saçların dökülmesini önler.
EV BAKIMINDA
*Mikroplara karşı etkili
*Cam ve aynada iz bırakmaz
*Lekeleri çıkarır
*Krom bakır ve pirinç parlatılabilir.
YEMEKLERDE
*Eti yumuşatır.
*Sebzelerin ömrünü uzatır

ÇAMAŞIR YIKARKEN
*Renkleri koyulaştırır.
*Beyazlarda parlaklık sağlar.
*Deodoran lekelerini çıkarır.
*Ütülemede oluşan parlaklıkları giderir.
MUTFAKTA
*Porselenlere parlaklık verir.
*Ovmaya gerek kalmadan fırını temizler.
*Kötü kokuları yok eder.
VÜCUT BAKIMINDA
*Tazelik verici bir banyo toniği kabul edilir.
*Kepeklere karşı etkili
*Arı sokmalarını tedavi eder.
*Su kaçarsa kulağa damlatılır.

Kaynak internet

Thursday, June 21, 2007

Taze soğan çorbası/ Fresh onion soup


1 çorba kaşığı zeytinyağı
4 demet taze soğan ( beyaz ve yeşil bölümler ayrı ayrı doğranmış)
2 litre tuzsuz tavuk yada sebze suyu
2 tatlı kaşığı tarhun
1/4 tatlı kaşığı tuz
bir tutam karabiber
Bir tencereye zeytinyağını koyup ,yağı ısıtın.Isınınca soğanların beyaz bölümlerini ekleyip yapışmamaları içn karıştırarak 2 dakika pişirin.Tavuk suyunu,tarhunu,tuzu ve karabiberi ekleyip kısık ateşte 30 dakika pişirin .Soğanların yeşil bölümlerini de katıp 4 dakika daha pişirdikten sonra ,servis yapın.

1 table spoons of olive oil
4 bunch of fresh onions( white and green parts cut separately)
2 litres of unsalted chicken or vegetable broth
2 teaspoons of tarragon
1/4 teaspoons of salt
pinch of black pepper
Heat oil.Add the white parts of the onions,by stirring cook them for 2 minutes.Then add the broth,salt and pepper.Cook 30 minutes more .Then add the green parts of the onions cook for 4 minutes.Serve.

Calory:75
Protein:4 g
Cholestrol:2 mg
Total fat/Toplam yağ:3 g
Satiated fat/Doymuş yağ:1 g
Sodium:150 mg

Sunday, June 17, 2007

All stars know they shine;The brightest however worked to glow!!!

SEÇİMSEL RÜYA YORUMLARI
DİKKAT:Aşağıdaki yorumlar ,Nablusi,Seyyid Süleyman,Cafer-i Sadık ve İbn-Sirin den derlenen ,Büyük Rüya Tabirleri kitabından aynen alınmıştır.Mizahi unsur içermemektedir...
ADAY :Rüyada kendisinin bir işe aday olduğunu görenin kazancı artar.Kadın ise evlenir,evli ise kocasından çok mal alır.Bir adayın seçilmesi için sandık başına gittiğini gören ,sevdiği bir arkadaşından büyük menfaat görür....
OY: Rüyada bir seçim sandığına oy attığınızı görmek ,kafanızda tasarlayıp yapmakta tereddüte düştüğünüz bir işin yapıldığı takdirde hayırla sonuçlanacağını gösterir...
SEÇMEN: Rüyada bir seçim günü toplu halde seçmenleri görme,bir parti merkezini ziyaret edeceğinize delalet olabilir...
MÜHÜR:Rüyada bir kağıdı mühürlediğinizi veya mühürlü bir belgeyi görmek,başkasına verdiğiniz sözü yerine getirmeniz gerektiğine işaret olabilir....
BAŞKAN:Rüyada kendinizin bir kuruma ,bir daireye ,bir yere başkan olduğunu görmeniz,yükselme hırsınızın çok olduğuna ,fakat bu arzunuzun size faydadan çok zarar getireceğine işarettir...
MİTİNG:Rüyada miting görmek çok karışık bir iş içinde bulunduğunuza ,işlerinizin düzelmesi için sabırlı olamnız gerekeceğine işarettir...
VAAT:Rüyada bir kimseye birşey için vaat ettiğinizi görmek ,bir iş hususunda bazı kişilere borçlanacağınıza işarettir....
MİLLET MECLİSİ:Rüyada bir milletvekiliolarak Millet Meclisine girdiğinizi görmek,yakında yapacağınız birçok iş ve ya işleri kolaylıkla başaracağınıza ve karlı çıkacağınıza delalet eder...
LİDER:Rüyada bir partinin veya kuruluşun liderini ,öncüsünü görmek ,yapacağınız işlerde ,alacağınız kararlarda mutlaka başka birinin fikrini alma ihtiyacını duyduğunuza,kendi insiyatifinizle hiç bir iş yapamadığınıza ve bundan dolayı herkesin tenkidine uğradığınıza delalet eder...
PROTESTO:Rüyada herhangi bir nedenden dolayı protesto edildiğinizi görmniz,çok asabileşip,bir pire için yorgan yakan kimselerle muhatap olduğunuzdan dolayı mücadeleye mecbur kalacağınıza ,bı işin sonunda mahkemeye düşüp ,nihayet kazanacağınıza ve başınıza bu işleri açan kimseyi yenip ,onları iş hayatınızdan uzaklaştıracağınıza delalet eder...
XOXOXOX
SEÇİM RAHATSIZLIKLARI TOP ON
1-Kafa şişirici otobüs üstü bağırtıları...
2-Cadde ve sokalarda görüntü kirliliği...
3-Kapıya bırakılan yığınla ilan..
4-Kaçak inşaatların gürültüsü yüzünden huzurun kaçması...
5-Partilerin kendilerine uyarladığı şarkılardan nefret edilmesi...
6-Sürekli gönderilen aynı mailler ve mail kutularının dolması...
7-Gezici otobüs ve arabalar yüzünden iyice artan trafik sorunu...
8-Çıkmayan seçim boyasından kurtulmak için verilen savaş...
9-Beyinlere yerleşen bir sürü yeni ismin yarattığı bellek kaybı...
10-Kampanyalarda harcanan parların cebimizden çıktığı bilinci....
XOXOXO
VÜCUT BÖBREKLER İÇİN KEK YAPIYOR
Düşük belli dar pantolonlardan sarkan yağların,yeni adıyla MUFFIN lerin sebebi vücudun böbrekleri koruma harekatıymış.Düşük bel yüzünden açıkta kalan böbrekler üşümesin diye vücut böbreklerin çevresini yağlandırıyormuş.
Diyet yapıyorsunuz,spor yapıyorsunuz,neredeyse sıfır bedensiniz;yine de muffinlere bir çare bulamıyor musunuz?
KAPATIN BELİNİZİ !!!
XOXOXOX
HAFTANIN POLEMİĞİ
Nazlı Ilıcak (gazeteci):Sırf terbiye icabı aynı masada oturuyorum.
Ramiz İlker (Em.Hava Pilot Tümgeneral):Keserim o zaman.
N.I: Kestiyse bitirsin artık,tolerans göstermek istemiyorum
Reha Muhtar(gazeteci):Nazlı hanım mütecaviz olmayın,Buyrun Paşam.
R.İ:Siz bir birinize giriyorsunuz biz anlatamıyoruz...
N.I:Yok,ben artık rahatsız oluyorum.Ben böyle bir insanla aynı masayı paylaşmak istemiyorum.
R.M:Programın özelliği böyle
R.İ:O zaman bırakın gidelim.
N.I:Keşke...
R.İ:Ne keşkesi hanımefendi.Zıvanadan çıkacağım şimdi..
N.I:Çıkmışsınız zaten zıvanadan ne istiyorsunuz
R.İ:Şimdi kardeşim bak....
Mehmet Ali Ilıcak (annesine):Yavaş yavaş....
R.İ:Kadın,kadın,kadın lütfen kendine gel...
R.M:Nazlı Hanım sizi kınıyorum...
N.I:İstediğin kadar kına...
XOXOXOX
HAFTANIN GAFI
ABD Başkanı Bush,İtalya seyahati sırasında Papa 16.Benedicti ziyaretinde ,Papa Hazretleri yerine ingilizce sir yani efendim diye hitap etmiş .Bacak bacak üstüne atmış ve ziyaret sırasında tanıdık birini görüncede ne haber diye seslenmiş.Kimileri ABD nin ne de samimi başkanı var diye düşünmekte de özgür !!!
XOXOXOX
HAFTANIN KAZANANI
ROBERTO CARLOS
Yıllık 4.2 milyon Euroluk bir sözleşmeye imza attı.Galibiyet ve şampiyonlar Liginde tur atlaması halinde yıllık ücretine 1 milyon Euro daha eklenecek.34 yaşında ve dünya idolü.Kıskandık mı kıskandık!!!Umarız romatizmaları azmaz!!!!
XOXOXOXO
HAFTANIN KAYBEDENİ
MERKEZ SAĞ
Umutlar tükendi ve ANAP-DYP birleşmesine noktayı YSK koydu.ANAPlılar Demokratik Parti listesinden aday olamadı.Aday olsalar ne değişirdi?Bu soruya bile olumlu yanıt vermek zor.Güneri Civaoğlunun deyişiyle ,o birleşmenin gazı çıktı.Şimdi DPnin de barajı aşıp aşamayacağı tehlikeye girdi.Siyasi hırs sicimiyle merkez sağ kendini astı.
XOXOXOX
HAFTANIN NESİ
Avusturyada liseyi bitiren 13500 genç ,diploma hediyesi olarak bir haftalık tatile geleceklermiş.16 haziran ile 7 temmuz arasında gerçekleşecek bu tatilde ,sponsor firmalar 60 prezervatif dağıtacakmış.yani öğrenci başına yaklaşık 4 prezervatif düşüyor.Asıl matrak gelişme ise şu;Otellere yerleştirilecek yüzlerce kamera ile gençlerin aileleri çocuklarını internetten takip edebileceklermiş.Yani internetten ekrana baktıkları andan itibaren anne ve babalarınıda ağırlayacakmışız gibi geliyor...
XOXOXOX
Bak erkek ne diyor söyle erkek ...SÖYLE ÇABUK.Seda Sayan Atila Taşa aldatma hakkında fikrini soruyor.
Onu ben doğurdum....ALLAH BAĞIŞLASIN.Safiye Soyman.Faik Beyi kendisinin sanat camiasına kazandırdığını söylemeye çalışıyor.
Seni dünya büyük bir şekilde izlerken ,seni izlerken gülmekten ölüyoruz....AYNEN BİZDE SENİ.Mahmut Tuncer.
Bir hatam olursa şimdiden affınıza sığım sığım sığınıyorum....BUYUR SIĞIM.Yıldız Tilbe.
Polis sizi çalarken yakaladı mı hiç.....GIDIKLADA GÜLEYİM.Selami şahin.Orkestra elemanlarına söylüyor.
Bir kere benim annem modacı .Evde eskiden beri kıyafetlerin yapılası geldiği söz konusu....RİVAYETLER VAR.Nil Karaibrahimgil.
Sonuçta hepimiz bu camianın iki insanlarıyız....1X1=2.Tuğba Özay.
Kabzımalcı....AH YERİM SENİN KABZIMALCI DEYİŞİNİ.Safiye Soyman.Kabzımal demeye çalışıyor
Kameramancı...." " " DE KAMERAMANCI " .Hande Yener.Kameraman demeye çalışıyor.
XOXOX

Wednesday, June 13, 2007

Sunday, June 10, 2007

En komik polis-zanlı diyalogları

DİKKAT KÖPEKBALIĞI HAVADA VE DENİZDE :)BEWARE OF THE SHARK BOTH AT THE SKY AND THE SEA :)
XOXOXOX

11.06.2006 09:19 www.aktifhaber.com
Sarhoş sürücüyü durdurdum, "Benim kim olduğumu biliyor musunuz" dedi. Kızıma telefon açtım Google'dan baktırdım. Sonra adama dedim ki: "Google'e baktım siz hiçmişsiniz"
Taksim Polis Merkezi, Türkiye’nin en işlek karakolu. Turistik otellerin sıralandığı Talimhane-Harbiye hattı, eğlence hayatının nabzını tutan İstiklal Caddesi, suç yuvası Dolapdere, gün içinde hareketli iş yaşamına tanık olan Bankalar Caddesi ile Perşembe Pazarı, ayrıca İstanbul’daki konsoloslukların çoğunluğu bu karakolun sorumluluk alanı içinde. Ayhan Işık Sokak’taki 19. yüzyıldan kalma yüksek tavanlı binası, 35 yıl önce genelev patronu Matild Manukyan tarafından bağışlanmış.
Google’a baktık beyefendi siz bir hiçmişsiniz
Karakola uğrayan, 24 yıllık trafik polisi, sürücülerden yakınıyor. Karşısına her gün "Sen benim kim olduğumu biliyor musun" diyen birçok kişinin çıktığını anlatıyor: "Lüks otomobiller kullanıyorlar. Çoğunun mesleği, işi yok. İkinci cümleleri genellikle haritadan kendine yer beğen, olur. Olmazsa rüşvet teklif ederler." Ardından geçenlerde yaşadığı ilginç bir olayı naklediyor: "Gece vakti yolda zikzaklar çizerek gelen BMW’yi durdurdum. Adam sarhoş. Konuya doğrudan girdi. Kim olduğumu biliyor musun, deyiverdi. Bu sırada telefonum çaldı. Kızım arıyordu. Üniversiteye hazırlanıyor. Bilgisayarın karşısında ders çalışıyormuş. Google’a gir ve Ahmet B. kimmiş bir bakıver, dedim. İki dakika sonra aradı. Hiçbir bilgi çıkmamış. Adama döndüm. Google’a baktık beyefendi, siz bir hiçmişsiniz, dedim..."
SAAT: 21.30Yarım asırlık sokak yatıcısı
Akşam sakin başlıyor. Bir polis, "Ayağınız uğurlu geldi, hiç hadise yok" diyor. Bu sırada kapıdan kara kuru bir adam giriyor. Avurtları çökmüş. Emniyet Müdür Yardımcısı Sami Güneş’i kastederek, "Beni Sami Baba gönderdi, burada sabahlayabileceğimi söyledi" diyor. Başkomiser, "Senin kulübene ne oldu ki" diye soruyor. Bir telefon kulübesinde kalıyormuş. Başkaları gelmiş el koymuş. Elinde tespihler, kağıt mendiller var. "Sokak satıcısı mısın" diye soruyorum. "Hayır" diyor, "yarım asırlık sokak yatıcısıyım!..."Adı Nizamettin Paşa Demirtaş. 55 yaşında ama sanki 80’inde. İki yaşında Ankara Anafartalar Merkez Karakolu’nun önüne bırakılmış. Onu karların üstünde bulan karakol amiri Hayrettin Nakiboğlu, Keçiören Çocuk Yuvası’na götürmüş. Adını da Nizamettin koymuş. O günden beri hep polisler göz kulak olmuş Demirtaş’a. İstanbul’a gelince Beyoğlu Karakolu’nun yakınını mesken tutmuş. Şimdi Sami Baba’sı bakıyor ona.
SAAT: 21.45 Yatsıda gerçeği söyledi
Mağdur bir kadının ifadesini alan tecrübeli polis memuru, sinirli bir yüz ifadesiyle karakolun kapısından çıktı. Bizimle konuşan taksiciyi yanına çağırdı. Hiçbir şey söylemeden eliyle havayı işaret etti. O sırada ezan okunuyordu. "Bak" dedi, "yatsı ezanı okunuyor. Kadın içerde bana gerçeği anlattı. Şimdi senin tek kelime yalanını yakalarsam, aynı teraneyi anlatmayı sürdürürsen çıranı yakarım." Taksici bize ve polise anlattığı, ilk bakışta mükemmel görünen senaryoyu tekrar edemeyeceğini anlamıştı. Bir müddet sustu. Ardından "Tamam, anlatacağım" dedi. Ve başladı dökülmeye.Birkaç saat önce biz karakolun sokağında girdiğimizde bir taksiyle karşılaşmıştık. Taksinin ön camı olduğu gibi kırılmış, sol aynası ise kablolara bağlı olarak sallanıyordu. Vaziyeti sorduk, anlattılar. Taksi sürücüsü Mustafa O. saat 19.00 sularında Çukurcuma’dan M.B. (23) adlı genç kadını almış. Diş teknisyeni olan M. Hanım, Kurtuluş’a gitmek istediğini belirtmiş. Yola çıkmışlar. 100 metre bile gitmeden taksinin önünü kesen üç kişiden biri elindeki parke taşını cama fırlatmış. Saldırganlardan biri elindeki bıçağı sürücünün gırtlağına dayayıp gömlek cebindeki 120 YTL’yi gasp etmiş. Diğer saldırgan da arka koltuktaki müşterinin çantasını kapmış. İşini tamamlayan grup, Çukurcuma’nın arka sokaklarında kaybolduğunda taksi şoförü, müşterisiyle tekrar yola çıkmış.Cezayir Sokağı’nın karşısına geldiklerinde bu üç haydutu yeniden karşılarında bulmuşlar. İkisinin elinde demir çubuklar varmış. Arabanın önüne geçip durdurmuşlar ve sürücüye, "Karakola gidersen, ananı ..." diye küfür etmişler. Bununla da yetinmeyen grup ellerindeki demir çubuklarla yeniden saldırmışlar mağdurlara. Sürücüyle müşterinin pestilini çıkaran sadist grup, Çukurcuma’ya doğru küfürler savurarak yollarına devam etmişler.Bize bunu anlattıklarında "şehir eşkıyalarındaki cesarete bak yahu" diye hayıflandık. Olayın aslını öğrenince, bunca yıllık meslek tecrübemize rağmen hálá enayi yerine konulabildiğimizi anladık. Deneyimli polis memurunun bir çırpıda çözdüğü olayın aslına gelince...M.G. aslında diş teknisyeni değil bir hayat kadını. Daha önce bir dostu varmış. Genç kadını sevgilisi pazarlarmış. Başka bir kadınla birlikte olduğunu öğrenen M.G. ondan ayrılmış. Ve bağımsız çalışmaya karar vermiş. Bir taksiciyle, yani bizi kandıran Mustafa ile anlaşıp birlikte ortak iş yapmaya koyulmuşlar. Kadının eski dostu da almış eline bir demir çubuk, Çukurcuma’da taksiye ve kadına saldırmış. Bu sırada araya giren stajyer muhabbet tellalı sürücü de dayaktan nasibini almış...
SAAT: 23.00Gecenin içinde yuvarlanan tek taş pırlanta
Dışarıda yağmur başladı. Yağmurlu karakol sokağından bir kızın hıçkırıkları duyuldu. Çevik kuvvet ekibinden bir polisin nezaretinde karakolun kapısından girerken hüngür hüngür ağlıyordu. Çantasını, cep telefonunu gasp etmişler. Yola çıkıp devriye gezen polislere sığınmış. Ali Komiser, kızın gözyaşlarının dinmesini bekledi bir süre. Sonra teskin etmeye çalıştı: "Tamam hanımefendi, şimdi sakin olun ve olup biteni anlatın." Hayır, kızı sakinleştirmek mümkün değildi. Gözyaşı seli çeyrek saat kadar sürdü. Sonunda sustu. İkram edilen çayı içti ve ilk sözü, "Malımı çaldırdığıma değil, aşkımı ve şerefimi kaybettiğime üzülüyorum" dedi. Yeniden ağlamaya koyuldu.Sevgilisiyle bir arkadaşının doğum günü partisine gelmiş. Çıkışta iki gaspçının saldırısına uğramışlar. Eli bıçaklı şakilere çantasını ve cep telefonunu teslim etmiş. Bıçaklı saldırganlardan biri sustalıyı kızın sevgilisine doğrultunca, erkek kızı orada bırakıp Tarlabaşı’na doğru kaçıp gözden kaybolmuş. Adının Mine S. olduğunu öğrendiğimiz güzel kız, parmağındaki tek taş pırlantayı gösterip, "Geçen hafta nişanlandık, sonbaharda evlenecektik" derken bir ağlama krizine daha girdi. Komiser, "Sizinkinin cep telefonu yanında mıdır" diye sordu. Rıdvan K.’nin numarasını alıp, aradı. "Neredesiniz" diye sordu. Ardından "Nişanlınız merkez karakolunda, ifade için sizi bekliyoruz" dedi. Sonra da Mine Hanım’a dönüp bilgi verdi: "O da Tarlabaşı’ndaki Emniyet Müdürlüğü binasındaymış."
DEFOL BURDAN PİSLİK
On dakika kadar sonra kapıdan zebellah gibi bir genç adam girdi. "Defol burdan pislik, hangi yüzle geldin, defol!" diye haykıran genç kız bayılıp, düştü. Memurlardan biri kolonya getirirken komiser genç adama dönüp ön ifadeyi almaya başladı. Saldırganlar 16-18 yaşlarında, 1.65 boylarındaydı. "Sizin boyunuz kaç" diye sordu polislerden biri. "1.98" diye yanıtladı Rıdvan K. "Ya kilonuz?" 108 cevabını alan genç polis dayanamayıp "Be haysiyetsiz! Kilon, boyun saldırganların iki katı. Onların üstlerine düşsen ezersin. Hadi diyelim korktun. Üstündekileri verip kızı alarak oradan uzaklaşmaya bile cesaret edemedin mi" deyiverdi. Hayır, cesaret edememiş çünkü üzerinde pasaportu varmış. Ertesi gün Amerika’ya uçup, çalıştığı şirket adına önemli bir anlaşmaya imza atacakmış. Pasaportunu ve güç bela aldığı 10 yıllık Amerikan vizesini riske atmaya kıyamamış...
ADI PASAPORT KALDI
Polisler lakap takmayı çok seviyor. Rıdvan’ın adı artık "Pasaport" olmuştu. Birazdan, ifadeyi yazacak olan memur, "Hey Pasaport, buraya gel de ifadeni yazalım" diye seslendi. İfadesini verip imzaladı. Bu sırada kız kendine gelmişti. Ailesi de karakolun kapısında belirdi. Babasına sarılan kız, ifade odasından çıkan Pasaport’a, "Sen hálá burada mısın, defol!" diye bağırdı avazı çıktığı kadar. Pasaport, kapıya yönelip yağmurlu sokakta yürümeye başladı. Genç kız arkasından koşup Pasaport’a birkaç metre kala durdu. Kızın sarılacağını sanan Pasaport kollarını açtı. Aldanıyordu. Çünkü Mine S. bu sırada parmağından çıkardığı tek taş pırlanta yüzüğünü nişanlısının yüzüne fırlatmaya hazırlanıyordu. Pırlanta, Pasaport’a değmeden havadaki yağmur damlalarının içinde pırıldayarak bir müddet havada uçtu. Ve yağmurlu sokağın sonuna doğru düştü. Yuvarlanıp yoldan geçen bir travestinin ayaklarının dibinde durdu. Yerdeki pırlanta yüzüğü alan travesti, önce orta parmağında denedi, olmayınca serçe parmağına takıp yağmurun içinde salına salına gözden kayboldu...
SAAT: 03.30Bunlar da Fantakekler Çetesi
İstiklal Caddesi’nde bir tur atıp döndüğümüzde şenliği kaçırmıştık. Ama ifade odasının girişindeki salonda curcuna devam ediyordu. Civan gibi üç gencin etrafını kuşatan polisler, peşpeşe sorularla onları şaşkına çevirmişti. Ter içindeki gençlerin yüzü kıpkırmızıydı. Bir yandan cevap yetiştirmeye çalışırken, bir an önce binadan çıkmak için can atıyorlardı. Bir saat kadar önce, kollarından kelepçelenmiş vaziyette kapıdan girmişler. Gençleri bu halde gören polisler alarma geçmiş. Çünkü yanlarında görevli memur yokmuş. "Size nezaret eden memurlara ne oldu" diye sormuş komiser. Tek sıra halinde kapıdan giren gençlerden biri, "Bize nezaret eden polis yok. Çünkü bizi polis değil kendimiz kelepçeledik" demiş. Polisler şaşırmış. Gençler açıklamış: "Şey... Eğleniyorduk da... Kelepçe fantezisi yapalım dedik!"Peki sonra? Kelepçenin anahtarını kaybetmişler. Bütün aramalara rağmen bulunamamış anahtar. Gece yarısı bir çilingir bulmak da mümkün değil. Sabahı bekleyememişler çünkü ortada kilitli olan mühendis, Londra’ya uçmak için erkenden yola çıkacakmış. İngiltere’deki randevusu da çok mu çok acilmiş. Karakola gidelim açarlar, diye düşünüp yola çıkmışlar. Okumuş, kariyer sahibi çocuklardan oluşan bu üç gençten biri mühendis, diğerleri banka müfettişi, bir de doktor. Evde ikisi kadın dört kişi daha varmış. Anahtar fiyaskosu yaşanınca, diğerleri toz olmuş. Arkadaşlar da bir taksiye binip karakolun yolunu tutmuşlar... Polislerden biri gruba hemen bir isim yakıştırdı: Fantakekler Çetesi. Yani fantezi kekleri.

Thursday, June 7, 2007

Örgü oyuncaklar/Knitted toys

Sevgililer günü /Valentines

Maviş köpök/Blue doggy
Şuşi,şüşü,şisü,SUŞİ/Suchi
Pembiş Kedi/Pink kitty
Dondurma tam zamanı/Ice-cream you scream we all scream ice-cream
Mmmm Kurabiyeler/Yummy donuts
Evim evim güzel evim/Home Sweet Home
Bahçe suluyoruz/Watering garden
Aslan Kral /Lion King
Doğumgünü kekleri /Birthday cakes
Kutluyoruz???/Celebrating???

Tuesday, June 5, 2007

Sunday, June 3, 2007

It's not what God gives you that counts..It's how you care of it...that does!!!

Farenin önlemi :) Smart mouse
XOXOXO
RADAR
*Mars gelmiştir....Antalyada teleskopunu kiraya veren amcanın elindeki yazı.
*Aç kazan,tak kazan,nah kazan....Muğla-Milasta yolda bir piyangocu avaz avaz bağırarak.
*Anne ben havuza binicem...Otobüste 5-6 yaşlarında bir çocuk.
*Klibimde oynarmısın...Adanada bir kamyonun arkasında
*Yabancı CD 1.5 ,düz CD 1 YTL...Ankara Çankayada bir korsan CD tezgahında
*Defol be böcek...Bir ilaçlama şirketi ilanında.
XOXOXO
MÜREKKEP VE DEMOKRASİ
Her nüfus sayımında eve hapis olma derdi bitti;artık en beklenmedik bir anda kapı çalınıyor ve merhaba müsaitseniz sizi bir sayacaktık diyen insanlar geliyor ve genelde hiçbir şey başaramayıp geri dönüyorlar.Her seçimde yaşanan parmağa mürekkep çilesi ne zaman bitecek ,bilinmiyor.Siyasetteki fırtınadan henüz oraya gelinmedi bir değinmek lazım...
Her seçim sonu ,boya rezillliği bir daha yaşanmayacak,Avrupada parmağa boya sürmek mi kaldı yahu denir.2002 de de denmişti.İşte seçim kapıda ve konuyla ilgili bir bilgimiz yok!Bu senede damgalı eşek gibi günlerce dolaşacakmıyız,yoksa bu kepazelik bitti mi yakında öğreniriz.Ciddi ciddi araştırdık bu mürekkep işini .Araştırıncada halimize şükretmek gerektiği ortaya çıktı.
1-Bu parmak sol işaret parmağı;26 Nisan 1961 tarihli Seçimlerin Temel Hükümleri ve Seçmen Kütükleri Hakkında Kanunun 93.maddesine (Değişik:17/5/1979-2234/1 md)göre çıkmayan mürekkeple boyanacak.
2-İşin ilginci eğer;yasada bir değişiklik yapılmadıysa ,mürekkebin kullanılışı yalnış yani yasaya aykırı.
3-Yasaya göre ;Seçmen listede adının karşısındaki yeri imzaladıktan sonra ayrıca sol el işaret parmağını çıkmayan özel boya ile buraya bastırır.Bu parmağı olmayanların hangi parmağı olduğu listeye yazılır.Hiç parmağı olmayanların da boynuna sürülür.Boynuna sürülenlerinde listede adlarının yazılı olduğu bölüme nasıl bastıracakları kanunda düzenlenmemiş.Neyse yani kurtulmak mümkün değil.
4-1979 dan beri seçimlerde kullanılan mürekkep ,yasadaki haliyle uygulansa sol el parmağımızı ıstampaya bastırıp haftalarca rezil bir şekilde dolaşmak zorunda kalacağız.
5-Günümüzde sol elin tırnak dibine sürülen küçük bir noktayla kurtuluyoruz.O bile 2 haftadan önce çıkmıyorken ,ya bir de yasa da yazdığı gibi uygulansaydı?
NE MÜREKKEP AMA
1-Dünyada ,bazı Asya ve Afrika ülkeleri dışında ,mürekkep kullanan yok.
2-Bu mürekkebi 1962den beri üreten Hindistanın ismi bizde saklı bir şirketinin referans verdiği ülkeler:Türkiye,Nepal,Nijerya,Güney afrika,Tayland,Vietnam....
3-Sıkılana kadar yaptığımız araştırmalara göre ,bu mürekkepten kullanan ülkeler;Etiyopya ,Belize,Uganda,Filipinler,Pakistan....
4-Mürekkep ,kullananın cildinden su,sabun,sıvı el yıkama maddeleri ,deterjan,ağartıcı maddeler,alkol,aseton ve diğer organik çözücüler ile yıkama ,silme ve ovma işlemleri ile çıkarılamıyor,gözle rahat görünür bir leke veya iz bırakıyor.
5-Sürüldükten 30 saniye sonra silinmesi gerekiyor.10 saniyede odanın dışına çıkılması mümkün.
6-Anlayan anlamıştır.Anlamayana sivrisinek saz.Seçimler hayırlı uğurlu olsun.
Kaynak:Seçim Kanunu.Serin Duruş.
XOXOXOX
AAA HAYATTA İNANMAYIZ
Kazım Kanat:Hocam ,sen siyaseti düşünüyormusun?Vallahi düşün ya!
Ahmet Çakar:Beni ne yapsınlar ya?
K.K:Hocam ,Deniz Baykalı bloke edecek tek adam sen olursun!Vallahi Billahi!
A.Ç:Ben süt dökmüş kedi gibiyimAbi.ENseme vurursun lokmamı alırsın.
XOXOXO
TAMAM O ZAMAN
Ahmet Çakar:Voleybol kaç set üzerinden oynanır?
Kazım Kanat:Ben oynamadım karım oynadı.
XOXOX
BEKLEYEN DERVİŞ MURADINA ERMİŞ
Özhan Canaydın:Stuttgarddaki ASF firması Seyrantepedeki stat konsepti ile ilgili bazı çizimler gönderdi.9Mayıstaki Divan Kurulu toplantısına daha detaylı planlar ve hazırlanacak maketide getireceğiz.Fakat,ASF firmasının gönderdiği çizimler toplantıya geç gelebilir.
Galatasaraylı Üye:Bekleriz,beş senedir bekliyoruz.
XOXOXO
*Vayy anam vayyy...Sen şu Fenerbahçenin büyüklüğüne bak.Pardon bu arada unutmadan söyleyeyim,100 yıl nedeniyle Fenerbahçenin şampiyon yönetiminin yaptığı çeşitli etkinlikler de cabası.Bu ne zenginlik bu ne büyüklüktür Yarabbi.Darısı öteki büyüklerin başına...AMİNNNN.Hulki Bey amca
*Tümeri transfer ederek takımıma iyi bir ağabey kazandırmak istiyorum..EN SÜPER ABİ.Seoul Teknik Direktörü Şenol Güneş.
*O müthiş Cumhuriyet Mitingini yapan İzmir ,Süper lige takım çıkaramaz mı ?ÇIKMIYOR İŞTE ÇIKMIYOR.Şansal Büyüka.
*Antrenörlük fazla abartılacak bir şey değil,İlker abi....YAPTA GÖRELİM.Sinan Engin.
XOXOXO
EĞİTİM DÜZEYİ
Orta iki ingilizce sınavı.
Soru:What is your mother's telephone number?
Cevap:Annemin telefonunu veremem.
Soru: Selcuklu devletinin kurucusu kimdir?
Cevap: İmparator Birinci Selcuk
Soru:Akıl ile ilgili bir hadis-i şerif yazınız.
Cevap:Akıllı ol, canımı ye...
Soru: Kazım karabekir kimdir?
Cevap: Kazım karabekir askerdir. Mustafa pasanin en yakin arkadasidir.Londros, Mondros ve Sivas kongrelerine katilmistir.
Soru:Dağ basini ...... almış,gümüş dere durmaz akar" yukarıdaki cumledeki nokta ile gosterilen yere ne yazilmalidir?
Cevap:Babam
Konu: Aydınlanma çağı
Soru: Ütopya'nın yazarı kimdir?
Beklenen cevap: Thomas Moore
Cevap: Fatih Sultan Mehmet
Bir diğer cevap: Mona Lisa
Soru: Maki nedir?
Cevap: Akdenizde yaşan kısa boylu cüceler
Muhasebe sınavı:
Soru: Kasa sayımında 100bin tl eksik çıkmıştır. Bunu büyük defterde muhasebeleştiriniz.
Cevap: Tekrar sayın, eksik çıkmaması lazım.
Soru:Ebu Suud, yazdığı bütün eserleri ................. adlı kitabında toplamıştır.
Cevap: The best of Ebu Suud.Alınan not: 90.
Soru : Hz. x 'in tıp bilimi hakkında çıkardığı kitabın adını nedir?
Cevap : Tubitak-ul-tıbbül-mecit..
İlkokul 3. sınıf, sınıfa müfettiş gelmiştir.
Soru: İsa kimdir?
Cevap: geçen sene bizim sınıftaydı, artık gelmiyo.
Bir ilkogretim okulunda 4. sinif bilgisayar sinavi
Soru: Microsoft word programini nasil calistirisiniz?adim adim anlatiniz.
Cevap: Baslata tiklanir otesi kolaydir......
Bir türk dili sınavından soru ve yanıt
Soru: Yazara göre toplum içindeki davranişlarimiz nasil olmalidir? Nelere dikkat edilmesini öneriyor.
Cevap: Yazar diyor ki nerde nasil davranacağimizi bilmeliyiz.Oturmasini kalkmasini bilmeliyiz. Yırtık dondan cikar gibi herlafa atlamamaliyiz.
Soru:Ülkemizde ilk nüfus sayımı hangi yılda yapılmıştır?
Cevap:1927 yılında ikinci mahmut zamanında yapılmıştır. (oha)
Soru: Calculus'u kim bulmustur?
Cevap: Adams Calculuss
Soru İsmet İnonu'nun batı cephesine bakısı nasıl idi, acıklayınız
Cevap:200 metreden durbunle..
Milli güvenlik sınavı
Soru:Rütbeleri artan sıralamada yazın
Cevap: Yüzbaşı, binbaşı, albaşı, yarbaşı....;)) ;))--