My photo
Well-mannered attitude and social minded outlook :))I normally be reluctant to make a stand with an outlandish idea or draw attention with an unusual outfit or hair style. 21 yesterday,21 today,21 tomorrow :)) If I am in danger of lives' weight and self- image issues .I respond these negative urges in a completely different way crushing them:))

Saturday, December 29, 2007

Zeytin Hayat Umut ve Barış

“Yani, öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,yetmişinde bile, meselâ, zeytin dikeceksin, hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için, yaşamak, yani ağır bastığından.”

Ne zaman bir zeytin ağacı görsem Nazım Hikmet’in o güzelim Yaşamaya Dair şiirindeki bu dizeler geçer içimden. Son yıllarda, yaşadığımız bölgede zeytin ağaçlarına duyulan ilgi ve bahçelere zeytin fidanları dikilmesi beni öylesine sevindiriyor ki… Yaşamak daha ağır basıyor içimde.

Manavgat’ta bir süredir önünden geçerken gözüme takılan ve yaşadığım büyük kentlerdeki bazı şarküterileri anımsatan Kocatoka Şarküteri’ye girdim bugün. Beni ilk çarpan üstünde SİDE yazılı sızma zeytinyağı şişeleri oldu. Ben Egeliyim, uzun yıllar Ankara’da yaşamış olsam da Egelilik başka bir şeydir. Zeytin ve zeytinyağı deyince içi titrer bir Egeli’nin. Hem de öyle sıradan değil illa ki sızma olacak. Kızarmış ekmeğinizi bandırarak sonra üstüne kırmızı biber kekik serperek yiyeceksiniz ki yaşadığınızın keyfine varacaksınız.

Toplumsal birçok konuda umutsuzluk ve karamsarlık yaşadığım şu günlerde zeytin ağaçları, geleceğe dair umutlarımı yeşertti. Çünkü ağaç dikmek, göçebeliğin değil yerleşik düzenin bir işaretidir. İnsanları yaşadıkları yere bağlar, bir yere bağlanmak ise dostlukların, insan ilişkilerinin ve kültürün temelidir. Ağaçlar; özellikle zeytin, nar, incir, ceviz ve üzüm insanların ruhlarına zenginlik katar, insan olmanın, çalışmanın, üretmenin ve damak zevkinin değerini öğretir. Ayrıca vatan sevmek yalnızca vatan için ölmeyi göze almak değildir. Bana göre vatanı sevmek, bizi bu topraklara bağlayan ağaçlar dikerek derinlere daha derinlere kök salarak yaşamaktır.

Kış ortasında pırıl pırıl güneşli bir havada limonların, portakalların, mandalinaların olgunlaşmaya başladığı bu masmavi Akdeniz gününde Tıpkı Paul Eluard’ın “aşk şiir”inde dile getirdiği gibi “dünya portakal rengi dünya mavi” gözüktü bir kez daha gözüme…

Umutlandım. Umut ne güzel bir duygu hem de yeni bir yıla girerken… Zeytin dallarının çağlar boyu barış’ı simgelemesi boşuna mı?

Şule TÜREL

Sevgili Şule Türelin yazılarını izinleriyle ara ara bloğumda yayınlayacağım.Okumayı seviyorsanız Sevgili Şule Türel ve benim ortak yazı bloğumuzda okuyacak çok güzel parçalar bulabileceksiniz.
www.blogcu.com/ozhakikinuhungemisi