My photo
Well-mannered attitude and social minded outlook :))I normally be reluctant to make a stand with an outlandish idea or draw attention with an unusual outfit or hair style. 21 yesterday,21 today,21 tomorrow :)) If I am in danger of lives' weight and self- image issues .I respond these negative urges in a completely different way crushing them:))

Friday, February 29, 2008

BREZİLYA NAKIŞI ÖRNEK PARÇAM /MY BRAZILIAN EMBROIDERY SAMPLE PIECE


Arkadaşlar huzurlarınızda muhtemelen ilk ve son brezilya nakışı denemem yukarıda gördüğünüz nadide parça bir gül olacaktı ama mutasyon geçirerek bu hale geldi artık neye benzetirseniz o olarak kalacak :)
Bu nadide parçamı brezilya nakışına yeni başlayan ve muhteşem işler çıkaran çok Sevgili Gönül ablamın ve sizlerin yorumlarına bırakıyorum :)
Dear friends this is my first and probably the last attempt for the brazilian embroidery,this piece suppose to be a rose but have had a sudden mutation and see how it had turned out:)

Thursday, February 28, 2008

Wednesday, February 27, 2008

BİRKAÇ FIKRA


japon`un biri Rize'de bir kahveye girmiş ve herkese kafa tutmuş:
- Var mı aranızda delikanlı, varsa çıksın dışarı! Tahmin edeceğiniz üzere temel kapıya doğru yürümüş.
-Çıkıyorum işte demiş! Birkaç dakika sonra temel ağzı burnu dağılmış kahveye geri dönmüş.
Peşinden de japon kasılarak içeri girmiş. Temel'i göstererek söylenmiş:
- Ona ejderin kuyruk sallamasıyla vurdum.. Ertesi gün japon yine gelmiş. Yine meydan okuma. Yine Temel'den rest.ve birkac dakika sonra kapıda yine ağzı burnu dağılmış bir temel! Ve peşinden kasılarak yaptığı oyunu açıklayan japon:
- Ona ejderin yakasusi tekniğiyle vurdum, ertesi gün yine aynı hikaye:
Dayak yemekten ayakta duramaz hale gelmiş temel ve hergün değişik bir stil kullanan japon:
- Ona ejderin kimanto tekniğiyle vurdum ve bir sonraki gün japon yine kahveye gelip, yine herkese kafa tutmuş.japonun restini gören yine temel olmuş. Birkaç dakika sonra herkes suratı dagılmıs bir temel beklerken bu defa japon her tarafı kanlar içinde kapıda belirmiş!
Temel de hemen arkasından gelmiş, japon'u gösterek gülümsemiş:
ona toyota'nın krikosuyla vurdum...
XOXOX
Adamın biri bir gün İngiltere'ye gezmeğe gitmek istemiş. Tabi İngilizce bilmediğinden arkadaşına sormuş:
-Yav ben İngiltere'ye gidince onlarla nasıl anlaşacağım? demiş.
Arkadaşı da:
Bak konuştuğun her cümlenin sonuna 'ing' koy , onlar senin ne demek istediğini anlarlar demiş. Ve adam İngiltere'ye gitmiş ve soluğu bir cafede almış. Arkadaşının taktiğini uygulamaya başlamış ve garsonu çağırmış:
Sen bana bir çay getirebiling? demiş ve garson şaşkın şaşkın çay getirmeye gitmiş. Garson çayı hemen getirmiş. Adam ;
-Bak , ben ne güzel İngilizce konuşuyoring değiling? demiş.
Garson hemen lafı yapıştırmış:
-Ben Türk olmaying , zor içerdin çaying
XOXOXO
Üniversitenin büyük amfisinde 800 kişinin katıldığı bir imtihan... Süre iki saat... profesör son derece sert ve sürenin esnetilmesine imkân yok. Cevapları yetiştiremeyen kalıyor. Bu yüzden bütün öğrenciler harıl harıl kâğıt dolduruyorlar.Ama birisi ağırdan gidiyor. biraz düşünüyor biraz yazıyor. Hiç aceleci bir hâli yok.Derken süre doluyor.
'Getirin kâğıtları çocuklar' diyor profesör ve herkes bitirebildiği kadarıyla kâğıdını getirip masanın üzerine koyuyor. Veren çıkıyor, veren çıkıyor, masanın üzerindeki kâğıtlar birikiyor. Sınıfta hiç talebe kalmıyor. Bir kişi hâriç. bizim ağırdan giden öğrenci hiç istifini bozmadan yazmaya devâm ediyor.Böylece biraz daha zaman geçtikten sonra, bizimki kalkıp kürsüye gidiyor ve kâğıdını bir sonraki ders için hazırlıklarını tamamlamakta olan profesöre uzatıyor. Profesör kızarak:
-hayır! çok geç kaldın. artık senin kâğıdını alamam... bizimki ters ters bakıyor:
-sen benim kim olduğumu biliyor musun?
-yoo, aslında bilmiyorum. ne olacak?
öğrenci bakışlarını dikleştirerek tekrar soruyor:
-sen benim kim olduğumu biliyor musun?
-hayır bilmiyorum! üstelik bu hiç de mühim değil!
-iyi öyleyse, diyor bizimki ve yığılı duran imtihan kâğıtlarının bir kısmını kaldırıyor ve araya kendi kâğıdını koyup kâğıtları tekrar düzeltiyor.
ve ekliyor
'iyi günler hocam'
XOXOXOX
ÖLÜM İLANI
Salomonun eşi vefat etmiş.
Gazeteye en ucuzundan standart bir ilan vermek istemiş.Kağıda ilanı yazmış:
-Eşim Raşeli kaybettim.Üzgünüm...
İlan görevlisi ilanı görünce uyarmış.
2 kelime daha hakkınız var...
Salomon iki kelime daha eklemiş
Satılık Toyota....
XOXOXOX

AT YARIŞI
Temelle dursun bi gün sinamaya giderler
filmde bir at yarışı sahnesi vardir ve temel dursuna sorar
-İddaya varmisun ben diyrum 1.at kazanur.
dursun;
-Oldi benda 2. ata oynayrum
iddayi temel kazanir ve temel dursunun 5 milyonunu alir
ertesi gun temel dursunu arar
-Dünkü film faridiya ben oni bidaa seyretmistum vicdanum rahat etmedi onun icun aradum.
Dursun:
-Benda seyrettum.
Temel:
-O zaman niye 2. ata oynadun?
Dursun:
-Süpriz oynadum daa
XOXOXOX
YAŞANMIŞ ŞOFÖR -YOLCU DİYALOGLARI
***Eve gitmek üzere Bakırköy dolmuşu bekliyordum. Sigaramın kalmadığı aklıma gelince önünde durduğum tekel bayiine girecekken minibüs geldi.Apar topar bindim. Şoföre parayı uzatıp,
-’bir monte carlo’ dedim!Adam birkaç saniye yüzüme bakıp,
- ‘abi bu Bakırköy’e gider’diye cevap verdi!İşte o an benim ve şoförün bittiği andır.
***Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (yolcunun kafası karşık sanırım,kendisi de dolmuştakilerle güler söylediğine) şöför kadını indirirken:
- buyrun size layık değil ama!
***Yolcu müsait bir yerde inmek ister ama dili surcer;
- müsait bi yerde iner misiniz?
şöför :
- niye sen mi kullancan
***Rumeli-hisarüstü otobüsüyle Taksim’e doğru gidiyoruz. Adamın biri Besiktas dolaylarında gayet aceleci bir tavırla
- kaptan orta kapıyı rica edebilir miyim?? bizim soför olaya hakim:
-tabi abi ayıp ettin. al götür. senden kıymetli mi
***Ankara’da, cok sıcak bir günde, dolmuştaki bir bayan yelpazesiyle
-'şoför bey klimayı açar mısınız cok sıcak oldu' demisti.Pala bıyıklı şoför amca teyzeyi bi sure suzdukten sonra, kapıyı açıp açıp kapatmaya basladı
***Istanbul’dayız …dolmuşa bindik, dolmuş doldu, tam kalkacak, elemanın bir açtı kapıyı, içerde tıkış tıkış oturmuşuz, önde 3 kişi arkada 4 … eleman hala bir umut sordu:
- 'kaptan, yer var mi?'.
Şöför de arkasını dönüp cevap verdi:
- 'bilmiyorum, üst kata bi bak bakalım'
***Pek dolu olmamasına rağmen minibüs hareket etmek üzereydi. Tam o anda kavga ettikleri her hallerinden belli olan iki arkadaş minibüse bindi birbirlerinin yüzüne bile bakmıyorlardı çocuklardan biri şoföre parayı uzattı
- abi bir öğrenci bir de hayvan alır mısın
XOXOXOX
BASAMAK
Hakim Temel'e sorar:
-'Temel davaciyi merdivenden ittin mi?'
Temel yanitlar:
-'Sadece bir basamak ittim, digerlerinden kendisi düstü.'
XOXOXO
EN SOĞUK ESPRİKLER
*Emaye Tencere? No, I’m not!
*Ben okey oynayalım diyorum, Stephen King.
*Aykut gol atamayınca ne der? I couldn’t.
*Tenyalar bağırsakta yaşar bağırmasak da…
*Realist şoföre ne denir? Sürrealist.
*Sen hiç maydonozun arkasına saklanmış adam gordün mü? Hayır! Demek ki iyi saklanmış.
*Erkekler boy abdest i alır. kzılarda girl abdest i.
*Bu ericcson başka erik yok..
*Peki Hakan Şükür maçta sakatlanırsa onu saha kenarına kim taşır?Hakan Taşıyan
*Adamın biri topalmış karısıda oynamış..
*Soru: Medyum Memiş kaç kardeştir?
Cevap: Dört kardeştir.1- Small Memiş 2- Medium Memiş 3- Large Memiş 4- Xlarge Memiş
*-Bir gitarist konser veriyormuş, birden seyirciler tuvalet kağıdı içinde kalmış neden?
-adam solo atmış.
*Muazzez abacı sahnede kıpırdayamıyormuş.neden?hatıralar sarmış dört bir yanını
*Temel askere giderse ne olur lazer olur
*Karınca bir zencinin koluna düşmüş ne demiş?
- Karakola düştüm.
*Hisbullah’ın kız kardeşinin adı nedir?
- Herbullah.
*Seven unutmaz oğlum, eight unutur…
*Adamın biri ağzına yay alıp ne yapmış?
- Yayla lezzet testi
*Kaptan kemal konuşuyor kaptan kemal konuşuyor çıkarın beni bu kaptan…
*Cerenin sana selamı var.
-Hangi cerenin
-Tencerenin
*Kötü yola düşmüş üzüme ne denir?
-Şarap
*İyi sen kamyonu al Leonardo da VİNCİ…
*Jilet SEN SOR ben söyleyim…
*II. Viyana Kuşatması neden sona ermiş?Çünkü, atacak kuş kalmamış
*Yumurtayı sahanda mı yersin deplasmanda mı?
*Adam suya düşmüş ama batmamış neden?çünkü tipi kayıkmış
*Bir adam yolda yürüyomuş, başına radyo düşmüş ama bişi olmamış neden?Çünkü radyoda hafif müzik çalıyormuş…
*Mevlana neden dönüyormuş??
- Elinde çift okey varmış
*Japonca da su ver nasıl denir?ma ta ra ma su koy
*Taşımasu ile değirmen döner mi?hayır dönmez çünkü taşümasu ufak bir japon çocuğudur

FİMO YILDIZLAR &KALPLER / FIMO STARS &HEARTS





Tuesday, February 26, 2008

Sunday, February 24, 2008

Çoraplar

İnsandan insana, birbirinden değişik çağrışımlar yaratan bir sözcük işte:

Çorap...
***Kasap İsmail Efendi...Kasap İsmail Efendi'nin, yüzünde fındık kadar tek tüylü bir et beni olan kızı Emine Teyze... Emine Teyze'nin sabahtan akşama öre öre bir yaşam bitiremediği beş şişli yün çoraplar...
***Concorde alanında, Tuileries bahçelerinin bitimindeki duvarlara dayanmış bir merdiven üstünde, aşağıdan estirilen havayla etekler havalanıp duran güzel bacaklı bir fotomodel kızın, reklamını yaptığı çoraplar...
***Akraba ziyaretine giderken, değiştirme olanağı bulunmadığı için, yırtık topuğunun parmakla itile sokuşturula ayakkabının içinde kalmasına çalışıldığı öğrenci çorapları...
***Halkı çok seven aydınların, bu sevginin işareti olarak salonlarının duvarlarına astıkları kırmızı, mavi, yeşil motifli köylü çorapları...
***Kimsesiz odalardaki bir yatak kıyısında çıkarılan sevgili çorapları...
***Ve elli yıl öncesinin dans kadansındaki zıplamalı çocuk tekerlemeleri:Titiz titiz Karpuz keseriz Beyler beyler İçer Rakı şarabı Kızlar kızlar Giyer İpek çorabı
***Yerli filmlerin acıklı sahnelerinde, kendilerini bırakmış erkeğin yakasına yapışarak hıçkıran kadınların haykırışları:- Beni eski bir çorap gibi fırlatıp atamazsın...
***Çallı'nın bir tablosundaki öne eğilmiş yarı çıplak bir kadının giydiği siyah file çoraplar...
***Kalender erkeklerin ayak ayak üstüne attıkları zaman büsbütün ortaya çıkan düşük çorapları...
***Birinci Dünya Savaşı'ndan kalma fıkralarda, düşmanın burnuna dayanınca bayılttığı, bu yüzden de zehirli gaz kullanma iddialarına yol açtığı anlatılan, Mehmetçik'in çorabı...
***Konçlarına lastik takılan eski moda çoraplar...
***Çağın başında külot üstüne giyilen kadın jartiyerlerinin tuttuğu gergin saydam çoraplar...
***Yeni dönemlerin külotlu çorapları...***Jimnastik derslerinde giyilen kısa beyaz çoraplar...
***Tezgahtarların, müşterilerin sıktırdıkları yumruğuna göre boyunu posunu ölçtükleri, etiketi henüz koparılmamış erkek çorapları...
***Kravatın rengini tutsun diye aranan çoraplar...
***Gözlüklü büyük hanımların minder köşesinde, içine tahtadan bir yumurta geçirerek sessiz sedasız yamalayıp gittikleri yırtık çoraplar...
***Yıkandıktan sonra salkım saçak mandallarla balkonlara asılan renk renk çoraplar...
***Cinayet filmlerinde boğma aracı olarak kullanılan tül çoraplar...
***Gangster filmlerinde banka soyarken başlara geçirilen kadın çorapları...
***Gaz sobalarının tankına gaz süzmeye yarayan, kimler tarafından ne zaman giyilip çıkarıldığı unutulmuş çoraplar...
***Aşkından çorapsız yatanlar...Eski köy cinayetlerinde, kurbanın kafasına geçirilivermesi için özel örülmüş çoraplardan kinaye, başa çorap örenler...
***Bayramlarda armağan edilen çoraplar...
***Merserize olanı, keteni, yünü, ipeği, naylonu...Eski zaman evlerine geç gelindiğinde, pabuçları iki parmağa takıp, merdivenleri gıcırdatmadan çıkmaya çalışan çoraplar...
***Kaçan çoraplar...
***Sökülüvermesi, sonuca doğru gitmekte hızlı bir süreye girildiğini simgeleyen çoraplar...
***Yatak altlarında baş başa dinlenen çıkarılmış çoraplar...
***Ayakkabıların içine tıkılmış duran çoraplar...
Biz çorapları yazdığımız gibi, çoraplar da bizi yazabilseydi.
Vay vay vay...
Kimbilir ne değişik, ne beklenmedik, ne şaşırtıcı bir insanlık albümü çıkardı ortaya...
ÇETİN ALTAN
Not: 14 yıl önce yazılmış bir yazı... "Hürriyet"ten...

Friday, February 22, 2008

FİMO KELEBEKLER /FIMO BUTTERFLIES



Thursday, February 21, 2008

FİMO ÇİÇEKLER/FIMO FLOWERS





Wednesday, February 20, 2008

KOLAY KURDELE GÜL YAPIMI /TO MAKE A RIBBON ROSE








1. Make a knot at one end of 22" ribbon length. At opposite end, poke out wire from one side. Loosely gather ribbon along this wire down to knot. Do not pull to hard as it could snap. Continue gathering until entire side completely is ruffled and curling naturally. Leave wire end free; do not cut off.
2. Form rose by holding knotted end in one hand and begin to spiral gathered ribbon around knot loosely with other hand. Wrap tightly at first to form a "bud", then continue wrapping lightly so that it flares out and acquires an open rose effect.
3. At end, fold raw edge down to meet gathered edge, as shown. Secure by wrapping wire length around knot tightly and catching in free end; cut wire end off. Adjust "petals" as needed to create desired effect.
FOR LEAF
4. Cut a 3" strip of #9 ribbon (1 1/2") wide. Fold each end diagonally to center. Then, fold each side towards center again forming a point. Gather bottom end and wrap with wire to secure .
DESIGNER TIP
Fashion an Easy Crimped Rose: At the end of step 1, lightly hand crimp all of the un-ruffled edge in tiny little pleats. Then, complete the rose following last two steps.

Tuesday, February 19, 2008

Monday, February 18, 2008

JUMBO :))


Saturday, February 16, 2008

Thursday, February 14, 2008

Wednesday, February 13, 2008

Tuesday, February 12, 2008

Monday, February 11, 2008

Sunday, February 10, 2008

BOBO :)



Friday, February 8, 2008

Thursday, February 7, 2008